3 Mart 2016 Perşembe

PATARA ANTİK KENTİ

Kent hakkında MÖ:6.yy öncesine kadar tarihsel ve arkeolojik bilgi bulunmazken Prof.Dr Fahri Işık başkanlığında 1988 yılından beri kesintisiz yürütülen Patara kazılarıyla Tepecik te Tunç Çağ buluntularıyla bir arada ele geçen Protogometrik çömlek parçaları İÖ:10. ve 11.yy a tarihlenerek daha erken dönemler hakkında bilgi sahibi olmamız sağlanmıştır.
Patara'nın simgesi olan tak ,kara yönündeki karşılayıcı konumuyla kente girişi simgelemektedir.Tam mermerleşmemiş yerel kireç taşının kullanıldığı takın duvarları düzgün izodom tekniğindedir.

Kent güney-kuzey doğrultusunda Kurşunlutepe-Tepecik ile doğudan batıya Doğucasarı etekleri -liman arası alana yayılmaktadır.Bugünkü görüntüsü ile kente birkaç mezar ve Hellenistik kökenli tiyatro dışında tamamen Roma Dönemi yapıları hakimdir.

Kent merkezinde bulunan Ana Cadde kuzeybatıdaki limanı güneydeki Devlet Agorası'na bağlar.12.60 m'lik ölçüsü ile Anadolu'nun en geniş ve eniyi korunmuş caddelerinden biridir.Her iki yanı sutunlarla sınırlanmış batı portiksunun arkasında sıralı dükkanlar bulunmaktadır.


Yapı 42.80x30.60 m ölçülen boyutlarıyla anakayaya oturur.Küçük bir tiyatro biçimindedir.Odağında mermer döşeli bir orkestra,yamaçta yarım çember biçimli 21 oturma sırası bulunur.Oturma sıralarının merkezi Meclis Başkanı ya da Eyalet Valisi için özel olan ve vve bu türdeki başka hiçbir örnekte bulunmayan tribunalia tanımlı bir koltukla vurgulanmıştır.Yaklaşık 1400 kişilik yapının ana girişleri kuzey ve güney yanlardadır,içerde sahne ve dışarda revak,yapıya üçüncü evre eklentileridir.








 Bahar döneminde gezerseniz bu tatlı yeni doğmuş yavru hayvancıkları da görebilirsiniz.
Patara Granariumu Anadolu'nun ve Lykia'nın bilinen iki granariumundan biridir.Andriake ile birlikte Roma'ya yapılan tahıl sevkiyatları buradan gerçekleşmekteydi.Antik limanın batısında yer alan 75x25 m ölçülerinde  ve sekiz odası bulunan,çatısı dışında neredeyse tamamen korunmuş Granarium, İmparator Hadrianus döneminde yapılmıştır.
Liman ağzının batısında kıyıdan 500 m'lik bir mesafede  bulunan Patara Deniz Fenerleri Yüksek kare bir podyum üzerinde yükselmektedir.




                               

  Ayrıca Kaş ilçesinde  Kaş'ın sembolü haline gelmiş çok iyi korunmuş hyposorionlu aslan başı şeklinde taşıma çıkıntıları ve Lykia dilindeki kitabesiyle MÖ:4.yy'a tarihlenen gotik alınlıklı mezar bulunmaktadır.
Bunlardan başka limanın çevresinde su içinde ve kıyıya yakın daha geç devirlerde yapılma Likya tipi lahitler şehrin günümüze kalabilmiş diğer anıtlardır.
 Kaş(Aslanlı Mezar)
                                      Sura Antik Kenti

Sura,Demre'nin 5 km batısında Demre-Kaş yolunun hemen kenarında aynı adla anılan küçük yerleşimin yanında yer alır.Antik ismini bugüne kadar koruyan nadir kentlerden biridir.Akropolün güneyindeki kaya mezarında Lykia dili ile yazılmış kitabe Sura'nın en azından MÖ.4 yy'ın ortasından beri mevcut olduğunu gösterir.Antik Kent'in önemi tanrı Apollon'un balık kehaneti bilicilik merkezi olmasından kaynaklanmaktadır.Geleceğini öğrenmek isteyen kişiler kum girdabının bulunduğu kıyıdaki Apollon koruluğuna geldiklerinde kızarmış etler dizili 10 şişi ellerinde tutarak kendilerini takdim ederler.Rahip sessizce yerini alırken kişide şişleri girdaba atıp olacakları izler.Şişler atıldıktan sonra havuz deniz suyu ile dolar.Çok sayıda ve değişik boyda birçok balık bir anda ortaya çıkar.Balıkların cinsine göre kahin geleceği okur.
Kaynak.Pau Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Topluluğu 2015 Süleyman Sarica



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder