25 Mart 2016 Cuma

ASPENDOS TİYATROSU

Antalya-Alanya karayolunun 44.km sinde kuzeye dönen yolun 2.km sinde yer alan Aspendos  sadece Anadolu'nun değil tüm Akdeniz dünyasının en iyi koruna gelmiş Roma Dönemi tiyatrosuna sahip olmasıyla ünlüdür.Şehir bölgenin en büyük nehirlerinden Köprüçay(Antik Eurymedon) yakınlarındaki tepe düzlüğünde kurulmuştur.

Aspendos'ta  bugün çoğunlukla tiyatro ve su yolları ziyaret edilir.Şehre ait diğer yapıların kalıntıları ise tiyatronun yaslandığı tepenin düzlüğünde yer alır.


Şehrin en parlak dönemi şüphesiz,ünlü tiyatro ve suyollarının inşa edildiği Roma İmparatorluk dönemidir.



 Aspendos Tiyatrosu gerek mimari özellikleri gerekse iyi koruna gelmişliği ile Roma Devri tiyatrolarının günümüzdeki en seçkin temsilcilerinden biridir.Tanrılara ve devrin imparatorlarına adanan yapı,Roma tiyatro mimarisinin ve yapım tekniğinin son çizgilerini sergiler.Devrin görkemli tiyatrosu Aspendos 15-20 bin kişi alabilmektedir.

İmparator Marcus Aurelius devrinde (İS.161-180) Theodoros'un oğlu mimar Zenon tarafından inşa edilmiştir.Aspendos suyolu sistemi bugüne kadar koruna gelmiş en iyi örneklerinden biridir.







Tiyatronun yaslandığı,yer yer su duvarları  ile çevrili tepenin üzerinde ise şehir merkezinin yapıları olan agora ,bazilika,anıtsal çeşme,meclis binası ile anıtsal tak,cadde ve Hellenistik tapınak görülmesi gerekli kalıntılarıdır.






Aspendos Bizans ve Selçuklu Dönemlerinde varlığını sürdüren şehirlerden biridir.Ünlü tiyatroda onarım izlerini özellikle dış cephe ortasındaki anıtsal kapı eklentisinde ve cephesindeki koyu kırmızı zigzag desenli sıva kaplamada görmek mümkündür.

24 Mart 2016 Perşembe

PERGE ANTİK KENTİ

Antalya şehir merkezinin 17 km doğusundaki Aksu sınırları içinde yer alan Perge,sadece bölgenin değil,tüm Anadolu'nun en düzenli Roma dönemi kentlerinden biridir.Mimarisi yanında mermer heykeltraşlığı ile de ünlüdür.

İstanbul Üniversitesi'nin 1946 dan bu yana yaptığı kazılar sonucu şehir merkezinin önemli anıtsal yapıları gün ışığına çıkarılmış,ele geçen heykel buluntuları sayesinde Antalya Müzesi dünyanın en zengin Roma Dönemi heykel müzelerinden birisi olma özelliğini kazanmıştır.


 Perge'nin kuruluş hikayesini tarihçiler,Troia Savaşları'nın sonrası gibi gösterirler.(İÖ.1275)1986 yılında bulunan bir Hitit tabletinde Perge'nin adının geçmesi buranın Troia savaşından  önce  kurulduğunu göstermektedir.Bergama'da başlayıp Side de sona eren Antik yolun üzerinde yer alan Perge coğrafi önemi ve gelişimini özellikle Aksu(Kestros) nehrine borçludur..Bugün ulaşıma uygun olmayan nehir,eski çağda toprağı verimli kılmasından başka şehirde ulaşımı sağlaması bakımından da çok önemli bir rol oynamıştır.Havari Paulos ve arkadaşlarının Kıbrıs'taki Paphos limanından yelken açıp Perge'ye ulaştıkları bilinmektedir.Bunun da ancak Kestros aracılığı ile olabileceğnden şüphe yoktur.Şehrin nehirle olan bu bütünleşmesi sikkeler,kabartmalar ve akropolisin güney eteğinde bulunan anıtsal nymphacumdaki nehir tanrısı (kestros)heykelinden de anlaşılmaktadır.


 Şehrin tarihe geçmiş şahsiyetleri arasında matematik geometri ve astronomi ile ünlü "Pergeli Apollonius"ve İS.2 yy da yaşamış ünlü filozof Varus yer alır.Şehrin tanrı ve tanrıçaları arasında Artemis'in özel bir yeri bulunmaktadır.Birçok antik yazarın sözünü ettiği büyüklük,güzellik  ve inşa bakımından harika olan Artemis tapınağı şehrin en dışında yüksekçe bir tepe üzerindebulunmaktaydı ki yeri bu güne değin hala bulunamamıştır.





Yapılan kazı ve çalışmalar Perge'nin üç parlak dönemden geçtiğini göstermektedir.Helenistik Dönem,bu devir ayakta kalan sur ve kulelerle temsil edilmektedir.Diğeri Roma İmparatorluk Devri,bunuda bugün birçoğu ayakta duran anıtsal yapılar(tiyatro,stadyum,hamamlar,anıtsal çeşmeler ve agora) açığa vurmaktadır.Son refah dönem ise Hıristiyanlık Dönemi'ne rastlamaktadır ki bu dönem şehir kilise teşkilatı içinde bir metropolitlik merkezi olmuş ve birçok kilise inşa edilmiştir.



















Şehrin bel kemiği olan sütunlu cadde Helenistik kapıdan başlayıp akropolisin eteğindeki anıtsal nymphaeumda(çeşme) son bulur.Yaklaşık 300 metre uzunluğundaki   caddenin ortasında iki metre genişliğinde bölmeli bir su kanalı,her iki yanında da mozaikli portikolar ve dükkanlar yer alır.Kuzeydeki çeşmeden beslenen kanal sıcak yaz günlerinde caddenin ve dükkanların hayat kaynağı olmalıydı.Caddelerin  kesiştiği şehir merkezinde ise Apollonius Demetrius tak ı bulunur.Günümüz yerleşiminde şehre giden yol üzerinde ilk  karşılaşılan yapı,Yunan-Roma tipinde inşa edilmiş anıtsal tiyatro binasıdır.










Paü Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Topluluğu (2015) na sonsuz teşekkurlerimi sunarım.